24 Haziran 2010 Perşembe

Bravo sana altın kız



Atletizm şubemizin sporcularından Nevin Yanıt Macaristan’da düzenlenen Avrupa Milletler Kupası Yarışlarında Bayanlar 100 metre engellide Türkiye’ye ilk altın madalyayı kazandırdı.
Atletimiz 12.74’lük derecesiyle kendisine ait olan Türkiye rekonu da kırarak altın madalyayı kazanma başarısını gösterdi.

www.fenerbahce.org

Bravo sana altın kız, bu ülkede futboldan başka bir spor yapıldığını bizlere tekrar tekrar gösterdiğin için. Bravo sana klubün sağladığı az yada çok imkanın karşılığını rekorlarla madalyalarla verdiğin için. Bravo sana camiamızın bayrağının her yerde şanla şerefle dalgalanmasına katkı verdiğin için. Bravo ve teşekkürler.

Havasından mı suyundan mı ?



Altyapımızdan yetişip yıllarca bu formayı giyen melike hanım bu yıl bjk cola turka'ya transfer olmuş, buraya kadar normal her şey. Profesyonel sporcular sonuçta bir yıl orada diğer yıl başka bir takımda olabiliyor ama insanız sonuçta her ayrılık bizleri hüzünlendiriyor az yada çok.
Ancak verdiği ilk demeç beni hüzünlendirmek bir yana hayli gülümsetti, resmi sitelerinde yazıldığına göre ''ilk transferini Beşiktaş’a gelerek gerçekleştirdiğini ve bunun kendisini heyecanlandırdığını söyledi. “Böylesine büyük bir camiaya gelmenin mutluluğunu yaşıyorum” diyen Melike Bakırcıoğlu, “Güzel bir sezon geçirmek istiyorum. Bu benim için yeni bir başlangıç olacak. Maç kazanmak, şampiyon olmak, kupalar kaldırmak bir oyuncu için çok önemli başarılar. Ben de bunları Beşiktaş formasıyla yaşamayı arzu ediyorum. Umarım bu hedeflerimi Beşiktaş’la birlikte gerçekleştiririm'' demiş.
Yahu melike sen bu ülkenin en iyi takımının alt yapısından çıkmışsın bu takım her yıl ortada ne kadar kupa varsa topluyor sırf onunla diğer takımlar rekabet edebilsin diye kurallar değişiyor. Kırk yılda bir bir kaç kupayı da sahaya çıkabilecek kapasitede sadece 7-8 oyuncusu olduğu için kaybediyor, sen maç kazanmak kupa kaldırmak istiyorum demişsin bu yıl oynadığın takım ligi ve play off serisini yenilgisiz tamamladı, kupayı da her zaman olduğu gibi kazandı. Hani hiç galibiyet yüzü kupa yüzü görmeyen bir takımdan gitsen anlarımda değil Türkiye'nin Avrupa'nın en iyi 4-5 takımdan birinden gidip maç kazanmak, kupa almak istiyorum demek ilginç olmuş.

Sana bundan sonraki basketbol hayatını uzuuuun yıllar yeni takımda geçirmeni dilerim. Başarı ve kupa kaldırmaksa kusura bakma artık onlar Fenerbahçe'ye özel kelimeler

7 Haziran 2010 Pazartesi

Kim bu MATOVİC



Bu sezon dünyanın açık ara en iyi basketbolcusunu çubuklu içinde izleyecek olmamız sanırım hepimizin biraz dengesini bozdu. Euroleague'in en önemli uzunlarından birine dudak büker olduk bu kim , o geleceğine şeklinde başlayan yorumları sıkça okumaya başladık. Ben Ivanayı canlı izleme şansına sahip oldum ama şöyle oyuncudur böyle hareketlidir gibi yorumlar yerine son 4-5 yılda neler yapmışa bakmayı ve kararı bu bloğu okuyan varsa onlara bırakmayı istedim.

Öncelikle yeni uzunumuz 1983 doğumlu,197 boyunda ve 90 kg ağırlığında.
kariyerinde sopron,spartak,mkb ve lotos gibi el'in önemli takımları olmuş bu yıl içinde ELW all star takımına da seçilmiş.
Spartakta 19 dk süre alıp 9.1 sayı ortalaması yaptığı sezon dışında son 5 yılda hep 15-16 sayılarda istatistik yapmış. Son yıl ortalamalarıysa 15.5 sayı 4.9 ribaund ve 2.5 asisst. Bize de bu yıl 16 ve 21 sayılık istatistik yapmış hatta Caferağada ki maçta bizi zorlayan tek oyuncu olmuştu. Çubuklunun çok yakıştığı yeni kraliçemize bu forma içinde başarılı yıllar dilerim

Kabul edin artık



Tamam bu bir karikatür tamam çizeri de bizden biri mutlaka ama ne kadarda gerçekçi olmuş. Hepinize karşı sadece tekiz, arkanızdan işler çevirmek, kazanalım da nasıl olursa olsun gibi bir tarzımız yok. Ben yenemedim hadi haftaya renk değiştireyim futbolda şu takımlıyım voleybolda şu bayan baskette bu demiyoruz.

Buna rağmen, hatta bu yetmez bunlara rağmen gene hepinizden öndeyiz ve öyle kalacağız !!!

2 Mayıs 2010 Pazar

Alice in wonderland



Sezonun tartışmasız en başarılı takımı, taraftarın göz bebeği Sarı Melekler için sezon kapanmak üzere. Dört kupa hedefiyle çıkılan yolda şimdilik iki kupa alındı biri finalde kaybedildi sonuncusu kaldı. Aslına bakarsanız belki de en kolay olması gereken kupa yani şampiyonluk kupası, kolay diyorum çünkü Cumhurbaşkanlığı kupası tek maç, Şampiyonlar ligi avrupa'nın en büyüğü olmak demek lig bunlara göre daha kolay zira bir sezonda üç defa yenilmemiz çok çok zor bir ihtimal.
Maç öncesi bu duygularla salona gitmiştim kupada canlı izlediğim rakip hakkında ufak endişelerim olmasına rağmen yeneceğimizden şüphem yoktu.

İlk set felaket kötü oynayıp farklı kaybettik ,ikinci sette biraz toparlandık ama gene yetmedi,üçüncü setin başında gene geriye düştük tam umutlar yavaş yavaş tükenmeye başladığında sürekli etrafına gülücükler saçan şeker kız candy misali sarışın bir kız sahne aldı ve gitti denen maçı çevirmeyi başardı. Hikayede Alice kendi harikalar diyarına gidiyordu, bizim öykümüzde Alice bizi harikalar diyarına götürdü.

30 Nisan 2010 Cuma

Aşkta Yarın Yoktur Sevgili




Aşkta Yarın Yoktur Sevgili

Aşk Bu Dünyanın Ölçüleriyle Açıklanamaz Sevgili
O İlkel Bir Acıdır, Yaban Bir Ağrıdır.
Gelir ve İçimizdeki O Çok Eski Bir Şeye Dokunur.
Sonra Bir Perde Açılır ve Yolculuk Başlar
Bu Yolculukta Artık Para, Tarifeler
Beklentiler, Randevular, Taksitler, İş,
Anneler ve Korkular Yoktur
Aşkın Kendi Gerçekliği Vardır Sevgili.
İnsan Başka Bir Işığa Teslim Olur,
Daha Derinden Anlamaya Başlar, Bilgeleşir
Hiç Bilmediği Sezgileriyle Buluşur
Yükü Çok Ağırdır, Kendiyle Buluşmuştur
Hem Dışındadır Dünyanın, Hem de Tam Ortasında.
Hindistan'da Ganj Nehri'nin Yakılan
Yoksun Adamın Hissettikleri de Onunladır,
Yitirdikleri de...
New York'ta, Bir Sokakta,
Kartondan Kulübesinde Yaşayan Kadının
Çıplak Yalnızlığı da
Her Şey Onunladır, Ona Emanettir Sanki,
Ama O, Çıldırtıcı Bir Yalnızlık İçindedir Yine de...
Aşkın Kültürlü Olmakla, Bilgili Olmakla da İlgisi Yoktur Sevgili,
Kanımıza Karışan İlkel Acı, O Yaban Ağrıyla
Hiçbir Kitabın Yazamadığı Hakikatlere Daha Yakınızdır,
İnan...
Kim Demiştir Hatırlamıyorum,
Aşk Varlığın Değil, Yokluğun Acısıdır Diye.
Belki de Bu Yüzden İlk Gençliğimde,
O Yoğun Aşık Olduğum Yıllarda,
Gözüme Uyku Girmez, Dudağımda Bir Islıkla
Bütün Gece Şehri, O Karanlık, O Hüzünlü Sokakları Dolaşır,
İnsanları Uykularından Uyandırmak İsterdim.
Uyanıp, İçimde Derin Bir Sızıyla Uyanan
O Derin Sancının Acısına Ortak Olsunlar Diye...
Aşk Çok Eski Bir Şeydir Sevgili
Onun İçinden O Çileli Çocukluğumuz Geçer
Sevdiğimiz İnsanların Çocuklukları da...
Oradan Üvey Anneler, Eksik Babalar, Parasız Yatılılar Geçer
Ve Sonra Aşk Bütün Bunları Alır, Daha da Eskilere Gider,
Hep O İlkel Acıya, O Yaban Ağrıya...
İnsan Bazen Nedensiz Yere Umutsuzluğa Kapılır
Kimselere Veremez Sevgisini,
Kimselere Derdini Anlatamaz, Evlere Kapanır...
Bazen Denizler Kıyılar Çeker İnsanı.
İnsan Bu Kapılmayı Anlayamaz,
Oysa
Çok Eski Bir Yerde Yaşanmasından Korkulup
Vazgeçilmez Aşkların Sızısıdır Bu.
Bu Sızı, Bu Yenilgi Mevsimlerle Yıllarla Devrilir Başka İnsanlara...
Bir İnsanın Yaptığı Bir Hatanın
Tüm İnsanlara Yayılması Gibi...
İşte Şimdi Biz de Sevgili,
Ya Olmadık Zamanlarda Umutsuzluğa Kapılıp,
Soluğu Evlerde Alacağız,
Ya da Denizler, Kıyılar Çekecek Bizi.
Nasıl Biz Başkalarının Korkularını Taşıyorsak,
Başkaları da Bizim Korkularımızı Taşıyacak,
Yenilgimizi, Umutsuzluğumuzu...
Birazdan Sabah Olacak...
Para, Tarifeler, Beklentiler, Randevular, Taksitler,
İş, Anneler ve Korkular Başlayacak...
Bunlar Varsa Bizim İçin Geçerliyse
Aşk Yoktur ve Hiç Olmamıştır Sevgili.
Birbirimizi Kandırmayalım...
Hadi Güne Hazırlan,
Yaşadıklarımızı Unutmaya Çalış
Aşk Bize Güvenip Verdiği Büyüsünü,
Sırlarını, Cesaretini, Bilgeliğini ve O İlkel,
O Yaban Ağrısını Geri Alacak
Bunlar Olurken İçimiz Bir an Üşüyecek,
Sonra Geçecek...
Hadi, Oyalanma Birazdan Yarın Olacak...
AŞKTA YARIN YOKTUR SEVGİLİ

Cezmi Ersöz


Takip edenler bilir burası bir spor bloğu, yazarıda sanatın çok dalından zevk almasına rağmen şiirle pek alakası olmayan biri. Ancak bu akşam çook eskilerden ve onun için çok değerli birinin facebook sayfasında bu şiirin klibini izledi ve çok beğendi. Bunu da blogu takip eden tüm sevdalılar için paylaştı.
Aşkla kalın

WELLCOME BACK TAMMY



Bu akşam kraliçeler tbbl yarı finalinde botaş'ı konuk ettiler 1-0 önde başladığımız serideki ilk maçı 89-70 kazanarak seride durumu 2-0 a getirdik. Böyle bir haber edasında yazmamın sebebi taraftarlarımızca böyle bir maçın olduğunu bilmediklerini tahmin etmem. Zira salon alışık olduğumuz gibi bomboştu gene ve artık ben her platformda bunu yazmaktan, maç önceleri haber vermeye haydi millet bu maçta kraliçeleri yalnız bırakmayalım demekten sıkıldım.

Neyse asıl konuya dönecek olursak, bu maçın 10+ farkla biteceğini tahmin ediyordum sadece gülşah gümüşçay'ın bize karşı nasıl oynayacağını merak ediyordum bu merakımı gidermiş oldum. Bunun yanında beni galibiyet kadar mutlu eden Tammy'nin performansı oldu. Özellikle Nevin'in sakatlığından sonra pota altında çok yük binmesi dolayısıyla hayli yorgundu ve performansında bariz düşüş vardı. Bu yüzden çok çabuk faul alıyor ve maçları 2-4 sayılarda bitiriyordu. Özellikle final serisinde kendisine çok ihtiyacımız var ve bugün müthiş bir oyun oynayıp attığı 20 sayının yanında 4 te asisst yaparak özellikle hücumda ben de varım dedi.
Kendisine buradan tekrar hoşgeldin diyor final serisinde de böyle oynamaya devam etmesini diliyorum.

WELLCOME BACK TAMMY !!!